Motosiklet sevdasına sıfırdan başlayanlar için tavsiyeler

0
247 okunma

Birçok kişinin hayalidir motosiklete binmek belki yanınızdan geçen bir motorun sesi belki de sıkışmış trafikte yanınızdan ilerleyen motosikletin görüntüsü sizi motosiklet almaya itmiş olabilir. Motosiklet kullanımı ve alma hakkında hiçbir bilgi sahibi değilseniz bu yazı sizin için çok faydalı olacaktır. Ben de sizler gibi herhangi bir bilgi sahibi olmadan motosiklet almaya karar verdim ve Yaşadığım şeyleri sizlerle paylaşmak istiyorum.

Öncelikle bilmeniz gereken en önemli konulardan birisi motosiklet sahibi olmak ciddi sorumluluk gerektirmekte. Hayal ettiğiniz gibi alırım motosikletimi basarım gaza gezerim demeyin. O kadar basit bir şey değil motosiklet sahibi olmak. Motosikletin muhafazası, çalınma riskine karşı koruma önlemleri, trafikteki sıkıntılar, bakımı, alışma süreci, toplumun bakış açısı, motosiklet ekipmanlarının temini vb. konular bilmeniz gereken konuların arasında. Sizlere madde madde bunlardan bahsedeceğim.

Motosiklet almaya karar verdiğimde yaptığım ilk iş piyasadaki Motosiklet fiyatlarını araştırmak oldu. Bütçeme uygun olarak alabileceğim alternatifleri değerlendirdim. Sizlerde motosiklet almaya karar verdiğinizde ilk iş bütçenizi belirleyin ve ona uygun motosikletleri tespit edin. Sıfır ve ikinci el olarak alternatifler elinizde olduğunda hesaba motosiklet aldığınızda ödemeniz gereken sigorta parasını da katmayı unutmayın. Benim için en önemli kriterlerden birisi servis imkânı ve fiyat performans oranıydı. Birkaç marka belirledim ve o markaların modellerine bakmaya başladım. Motosiklet hakkında bilgi edinmek için internetten yaptığım araştırmalarda herkes benim gibi yeni kullanıcılar için 150 CC üzeri motosiklet kullanmanın akıllıca olmayacağında bahsediyordu. Bende sınırı 150 CC yapmıştım zaten paramda onlara ancak yetiyordu.  Birkaç araştırma yaptığımda öncelikli olarak hangi tarz motor almam gerektiğini karar veremedim Scooter ve Süpersport arasında kaldım benim tarzımı bu iki motor daha iyi yansıtıyordu.

HONDA CBR 125

HONDA CBR 125

PCX 150

PCX 150

Birisi sakinliği ve dinginliği diğeri ise gücü simgeliyordu. Birkaç arkadaşımın fikrini sordum aslında hatayı da onlara sorarak yaptım çünkü sorduğum insanlar motor hakkında bilgi sahibi olmayan insanlardı. İnternetten yaptığım araştırmalar bana daha sağlıklı bilgiler vermişti arkadaşımın etkisinde kalarak Scooter almaya karar verdim. Parayı tamamlamam bir kaç gün sürecekti bu arada pişman oldum ve Scooter almaktan vazgeçip Honda CBR 125 almaya karar verdim. Zaten Türkiye’de alınabilecek bana göre birkaç motor markası var Honda Yamaha Kawasaki Suzuki gibi birkaç marka diğerleri çok yakın gelmiyor bana gerek servis imkânı olsun gerekse arıza oranları olsun problem yaratabilecek markalardan uzak durdum. Arıza ile falanda uğraşmamak için de sıfır motosiklet aldım. Motosiklet alırken hesaba katmadığım birçok şeyin olduğunu aldıktan sonra fark edecektim. Motosikletin fiyatı 10800 TL idi tanıdık olduğu için ben 10500 almıştım 450 Lira da plaka masrafı vardı ben başka masrafım olacağını hiç hesaba katmamıştım. Motosikletin sigorta masrafı araba sigortasından bile pahalıydı yaklaşık 1000 TL ödedim sigorta için. Kasko yaptırmak istemiştim ama o kadar da kolay olmadığını farkettim. Hiçbir kasko çalınmaya karşı kasko yapmadı, aslında en önemli mesele çalınmaya karşı korumaydı sadece bir sigorta şirketi kapalı garajında çalınırsa kasko yapıyordu o da yaklaşık 1500 TL istemişti. Bu şartlar altında kasko yaptırmamı hiçbir mantığı kalmamıştı. Motosikletin teslim tarihi belli oldu, bilinçli bir motosiklet kullanıcısı olmak istediğimden kasksız kullanmayı aklıma bile getirmedim ama kasklarım bu kadar pahalı olduğunu da bilmiyordum, en ucuz kask 150 liradan başlıyordu. Motosiklet alırken belirli bir bütçem vardı ve hepsini onu almak için kullanmıştım daha sonrasında almam gereken kask, mont, pantolon, bot, eldiven, aksiyon kamerası, kilit, alarm gibi ekipmanları motor aldıktan sonra öğrendim. Bunların her biri ciddi masraf, en basit kaska bile minimum 300 TL bütçe ayırmanız gerekiyor. Kilit başlı başına bir problem ucuz kilit alırsanız hırsız sadece 10 saniye uğraşıp motorunuzu hemen götürebilir. İyi kilit alırsanız 1000 ile 1500 lira arası bir parayı gözden çıkarmanız gerekiyor. Alarmlı disk kilitleri 100 lira civarında daha iyileri 1000 liraya kadar gidiyor. Mont ve pantolon yaklaşık 1000 TL, aksiyon kamerası 200 liradan başlayıp çok yüksek fiyatlara kadar çıkabiliyor. Bot da aynı şekilde çok maliyetli. Bunlar ile ilgili fiyatları yüce GOOGLE’a sorduğunuzda fiyatları size söyleyecektir. Uygun fiyatlı bir kask buldum piyasada çok fazla kullanılan benim gibi bütçesi kısıtlı İnsanların aldığı LS2 marka kask tabi ki onun da pahalı modelleri var. Motor almaya gittiğimde emanet bir kask ile gitmiştim daha sonra kendi kaskını kullanmaya başladım. Motosikleti aldım ama bu sefer de büyük bir problem daha vardı motorun çalınma riski.  Motosiklet aldım ama nereye koyacağım? Ya aldığım ilk gün çalınırsa? Bu korku tabiri caizse rüyalarıma giriyordu. Bu konuda çok şanslıydım, bulunduğum binanın yarı açık kapısı olan kilitli bir otoparkı vardı ama tabii ki motosiklet için orası da riskliydi. İnternette izlediğim videolarda ortalama 3-4 dakika içerisinde hırsızlar motosikleti götürüyordu.

Bu kadar kısa bir süre içerisinde hırsızları kimse göremez.  Binanın içerisine koymayı düşündüm daha sonra yönetici ile konuştuğunda su deposunun olduğu yerin daha uygun olduğunu söyledi. Bu beni çok mutlu etti çünkü motorumu çalmak isteyen Hırsız en az üç kapı açmak zorunda kalacaktı.  Ben hırsız olsam böyle bir şey tercih etmezdim daha rahat çalınabilecek motorlar varken. Umarım hiç kimsenin başına gelmez ama motosiklet hırsızlığının da çok fazla olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu seferde motosikleti dışarıda muhafaza etmek zorunda kaldığımızda, kısa süreli bile olsa bir yere gittiğinizde motosikleti açıkta bırakmak çok riskli olabiliyor. İnsanların direkt ilgisini çektiği için herkes üzerine oturmak dokunmak incelemek gereği duyuyor. Bu nedenle motorunuzu branda ile kapatmalısınız hatta bir yere gideceğiniz de gideceğiniz kişinin kapalı garajının olup olmadığını sormanız bile gerekiyor. Aksi takdirde oraya motorla gitmeniz sizin için büyük risk teşkil ediyor. Bildiğimiz gibi Türkiye’de trafik kurallarına uyum çok fazla olduğundan dolayı sizin de Trafik kurallarına iki kat fazla uyumanız ve Trafikte araçlara göre kat kat daha dikkatli olmanız gerekiyor.

Biliyorsunuz bizde sinyal kullanmak, kırmızı ışıkta beklemek, şerit değiştirirken sinyal vermek, dikkatli olmak gibi alışkanlıklar yok. Özellikle dolmuşçuların ve taksicilerin müthiş derecede Trafik kurallarına saygılı olduğunu unutmamak gerekiyor!!! Bu da bizim için bir avantaj!!! Trafikte dört gözünüz dört kulağınız olması gerekiyor, motosiklet kullanan arkadaşlarımdan birisi bana altın değerinde birkaç taktik vermişti. Ben de bunları size söyleyeceğim; birincisi motor kullanmak istediğinizde yorgun ve kızgın olmamalısınız. İkincisi araçlar arasındaki takip mesafenizi ciddi bir şekilde korumalısınız aracın altından çıkabilecek herhangi bir şeyin ölümünüze neden olabileceğini unutmayın. Üçüncü ise yola geniş açılı bakmalı Sağa ve Sola şerit değiştirirken sadece aynaya güvenmeyip kafanızı çevirerek kontrol ettikten sonra geçmelisiniz. Bunlar gerçekten benim için ciddi fayda sağlayan bilgiler oldu.

Saydığım bunca olumsuzluğa rağmen motosiklet aldığım için oldukça mutluyum ve pişman değilim. Sizlerde hayallerinizi geciktirmeyin 2 tekerde huzur var unutmayın. Tekerinize Taş Değmesin.

 

Organik Eğitim

464 total views, 6 views today

Kendi profilinizden yorum yazabilirsiniz...

comments

TEILEN
Önceki İçerikBunlar Kötü niyetli kızlar!!
Sonraki İçerikMotorsiklet kazaları (2016)

Türkiye ve Dünya dan Motosikletle ilgili haber,bilgi,detay ne varsa toplamaya ve 5 yıldır burada paylaşmaya çalışıyoruz. 25 yıllık ciddi motosiklet kariyerimizi en iyi şekilde kullanmak, artık hayatta olmayan dostlarımızı anmak yanımızdakilerle güzel günler geçirmek istiyoruz.